Elektrikli otomobil devleri kış performanslarıyla dikkat çekiyor

Kış mevsiminin etkisini hissettirmesiyle birlikte, elektrikli araç (EV) sahipleri genellikle soğuk hava koşullarının getirdiği menzil azalmasına hazırlanırlar. Ancak, son dönemde yapılan araştırmalar, özellikle Tesla, Audi ve Nissan gibi bazı EV’lerin, soğuk hava şartlarında bile menzil kaybının minimal olduğunu ortaya koyuyor.

Pil sağlığı veri startup’ı Recurrent tarafından yapılan kapsamlı bir analiz, bu fenomeni aydınlatıyor. 2022-2023 kış döneminde 10.000’den fazla EV’yi inceleyen firma, bu araçların ortalama kış menzilinin normal menzillerinin yaklaşık %70’i olduğunu keşfetti. Bu, soğuk hava koşullarının tüm EV’leri eşit şekilde etkilemediğini gösteren önemli bir bulgu.

Bu menzil azalmasının arkasındaki bilim, kimyada kökleniyor. Soğuk sıcaklıklar, bataryanın enerjiyi verimli bir şekilde serbest bırakma yeteneğini engeller. Ayrıca, kabinin ısıtılması ek güç tüketimi gerektirerek menzili daha da düşürür. Batarya ve motorlardan çıkan atık ısıyı yeniden kullanabilen ısı pompaları gibi yenilikler, bu kaybı azaltmada oyun değiştirici olarak ortaya çıktı.

Elektrikli otomobil devleri kış performanslarıyla dikkat çekiyor

Bu bağlamda Audi’nin E-Tron modeli (2023 Model Yılı’ndan itibaren Q8 E-Tron olarak anılacak) öne çıkıyor. Kış menzilinde yalnızca %16’lık bir düşüşle, etkili termal yönetimin ne kadar büyük fark yaratabileceğini gözler önüne seriyor. E-Tron, öncü ısı pompası sistemiyle, atık ısıdan 3 kilowatt’a kadar elektrik geri kazanabilme potansiyelini sergiliyor.

Benzer şekilde, 2019 Nissan Leaf, 32 derece Fahrenheit’te %23’lük bir menzil azalmasıyla, önceki modellerine göre belirgin bir iyileşme gösteriyor. Eski modeller, daha az gelişmiş termal yönetim sistemleri nedeniyle sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkileniyordu.

Tesla’nın modelleri, özellikle Model 3, Model Y ve Model X de, kış koşullarında ortalama menzillerinin yalnızca %24’ünü kaybederek, olağanüstü termal verimlilik sergiliyor. 2021’de tanıtılan Tesla’nın yenilikçi ısı pompası, “süper manifold” ve “okto valf” gibi geliştirmelerle burada kritik bir rol oynuyor. Bu bulgular, sadece EV teknolojisindeki ilerlemeleri değil, aynı zamanda EV’lerin çeşitli iklim koşullarında artan dayanıklılığını da vurguluyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx