Şok yenilgi sonrasında açıkladı: Sırtımıza yük oldu, sıradan bir takım oldu

Posted by

Spor Toto Süper Lig Ahmet Çalık sezonun 34. haftası dün gece oynanan Beşiktaş – Kasımpaşa maçıyla sona erdi. Siyah beyazlılar sahasında son haftaların formda takımı Paşa’ya 3-0 gibi net skorla mağlup oldu. Sami Uğurlu yönetiminde yükselişe geçen Kasımpaşa Muleka’nın 2 ve Ben Ouannes’in golleriyle 3 puanı kazanan taraf oldu. Kritik maç spor yazarları bu şekilde değerlendirdi…

MULEKA İLE MÜTEKA – ATTİLA GÖKÇE / MİLLİYET
Maç boyunca bu ikiliyi hep yan yana, iş başında gördüm. Muleka, Kasımpaşa’nın “atmaca” Kongolu golcüsü… Müteka ise Osmanlıca-Türkçe sözlüğünde ‘ellerinden geldiği halde, becerebildikleri halde iş yapmayanlar’ anlamına geliyor. Kongolu ile onu marke eden(!) Dünya Kupası finali görmüş, elit stoperimiz Vida birbirlerinden hiç ayrılmadılar. İlk golde Spajic’in kafa ile indirdiği topa vurduğu zaman Vida, Muleka’nın bir metre yakınındaydı… Yani, dün işi bildiği halde işi yapmayan adam… Osmanlıca sözcükle Kongolu oyuncunun bir araya gelişinden en azından küçük bir şey öğrenmiş olduk: İşini yapanla yapmayan!

Kasımpaşa, bu ligin en iyilerinden biri… Sami Uğurlu iş başına geldiği günden beri harikalar yaratıyorlar. Oysa ligin ilk haftalarında puan cetvelinin dibinde durdukları zaman da oldu. Ama orada Serkan Reçber diye bir adam da var. Türkiye’nin en iyi futbol yorumcularından biri… Endüstriyel futbolda bilenler, araştıranlar, çalışanlar, yetki aldıkça takımların başarı formülleri de karizmatik hocalardan Reçber gibi sportif direktörlere kayıyor. İşte, Muleka böyle bir mesainin ürünü…

Gelelim kaleci Ersin’e… Kalecilik anayasasının reddedilemez ve değişemez maddesi, ‘Senin savunmacın rakip hücumcuyla işini bitirmeden sakın kaleden çıkma’ der. Bin yıldır ezberlediğimiz bu gerçeği Ersin de biliyor ama çabucak unuttuğu görülüyor. Bu kaçıncı hata! Yoksa bu hatalar da alışkanlığa mı dönüştü? Ocağın evlatlarından Rıdvan yorgun ve tutuk. Güven de bekleneni veremiyor. İş Umut Meraş’la Emirhan’a kalıyor. Hiç kimse Valerien İsmael’e hata bulup kolayından ahkam kesmesin… Bu takımda gelecek planları tartışılan, kariyeri sorgulanan, ücreti belirlenemeyen bir çok oyuncu var. Önder Karaveli’nin, Valerien İsmael’in kapatamadığı antrenman açığı var. Her şeyden önce hedef yok, hayal kırıklığı var.

Hal ve gidiş böyle olunca Beşiktaş’ın akıbetinde belli olan tek şey küme düşmemesi… Çünkü düşenler düştü, düşüyor… Takımın tepeye tırmanacak enerjisi, motivasyonu, istek ve heyecanı da yok. Bildiğiniz sıradan takım oldular. Sonuç olarak Muleka’nın, Ben Ouanes’in akıllıca atılmış gollerini alkışlamak bize düşüyor. Ama biz alkışlarken yönetim ve taraftar aynı kaygıda buluşuyor: “Ne olacak bu takımın hali?” Beşiktaşlı taraftarlar Vodafone Park’ta huzursuz dakikalar yaşıyor. İçlerinden bir dostum şöyle diyor: “Abi keşke deplasmanda oynansaydı. Kumandaya basar, ekranı karartır, unuturduk. Şimdi dağılırken bile üzüntümüz sırtımıza yük oldu” Haklılar… Hem de “ağır yük” oldu!

BU MALZEMEYLE ZOR – SERDAR ALİ ÇELİKLER / HABERTÜRK
Vida ağır ve atletizmi gerilemiş bir isim. Montero atlet değil, tekniği iyi. Welinton’un atletizmi var ama tek hamleli. Rossier atlet. Rıdvan teknik. Pjanic’in atletizmle uzak yakın ilgisi yok. Josef atlet. Batshuayi atlet, tekniği vasat. Ghezzal süper star teknik ama atletizmi zayıf. Güven, Beşiktaş’ın 11 oyuncusu değil. Alex Teixeira desek o da neredeyse sıfır atletizm. Oysa Valerien Ismael’in istediği oyun tamamen atletizm, bir maksimum 2 oyuncudan teknik katkı almayı bekleyen bir oyun.

Vitor Pereira neden 3-4-3’de başarılı olamadı? Çünkü ön alanda istediği atletizmi bir türlü bulamadı. Ama Kim-Szalai ve Tisserand’dan oluşan üçlü ve sağ kenarda Osayi atletizmi veriyordu. Sol kenarda Ferdi atletizm ve tekniği birleştiriyordu. Ama orta göbekte Gustavo dışında istikrar sağlayamadı ve ön alanda Mesut-İrfan gibi teknik ama atletik olmayan isimler ile problem yaşadı. Bir de tabi santrafor sorunu vardı. Beşiktaş’ta da aynı sorun var. Bu takım, bu kadro bu atletizm kabiliyeti ve teknik beceri ile tempo isteyen 3-4-3’ü oynayamaz. Beşiktaş şampiyon olduğunda Ghezzal dışında tamamen atlet takımdı. Şimdi ne olduğu belli olmayan bir çorba gibi. Öte yandan ön alanda hem teknik hem çabuk oyuncularla oynayan, ligin en iyi hücum hatlarından birine sahip Kasımpaşa da rakip olunca ilk devre çok rahat skor aldılar.

2. devre daha geride bekleyip kontra arayan Kasımpaşa bu oyuna uygun davranamadı. 62’de Valerien Hoca 4’lüye döndüğünde aslında Paşa’ya hiç pozisyon vermemeye başladılar. Emirhan’ın 1 pozisyonu dışında pozisyon da üretemediler. Bir bireysel hatadan daha 3. gol gelince Vodafone Park’ta cılız da olsa “Yönetim İstifa” sesleri yükseldi. Kasımpaşa hemen hiç zorlanmadan rahat bir galibiyet aldı. Beşiktaş, Valerien Ismael’le devam edecekse 6 oyuncu alması şart. 3 stoper, en az 1 orta saha merkez, sol kenar, öndeki 3’lünün solu ve santrafor. Bunları alamayacaksa düşük tempolu, 4-4-2 ya da 4-4-1-1 oynatabilecek yeni bir hoca alsınlar. Bu malzeme ile Ismael’in istediği oyun olmaz. Adama da istediği ve gereken malzeme verilmezse maceraya gerek yok.

Kasımpaşa’da özellikle Serkan Rençber’i tebrik ediyorum. Türkiye’nin en iyi scout’larından biri olduğunu Muleka ile kanıtladığı için. Tabi Sami Uğurlu inanılmaz bir iş yapıyor. Ona da bir tebrik gönderelim. Bu kadroyu koruyup 2 kaliteli stoper alırlarsa seneye ilk 6’ya oynayabilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.