Bu belge milyonlarca öğrenciyi ilgilendiriyor

Öğrenci taşımacılığı yapan servis sürücüleri için 3 Eylül 2021 tarihinden itibaren yeni dönem başlıyor. Bu tarihten itibaren okul servis sürücüleri için MYK Kanunu çerçevesinde meslekî yeterlilik belgesi mecburi olacak. Milyonlarca öğrenci ve aileleri yakından ilgilendiren bu belge için sürücülerin sınava girmeden önce psikoteknik belgesine sahip olması ve Türk Ceza Kanunun belirlenen maddelerinden hüküm giymeme ön şartı bulunuyor. Ayrıca Türk Ceza Kanununun cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, fuhuş ve sarhoşluk başlıklı gibi suçlardan da affa uğramış olsa bile hüküm giymemiş olması da gerekiyor.

Belgelendirme Kuruluşları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cengizhan Kutlu, “5544 sayılı kanun ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yayımlanan tebliğlerde belirtilen mesleklerde Meslekî Yeterlilik Kurumu (MYK) Kanunu çerçevesinde yeterlilik belgesi olmayan kişilerin çalıştırılamayacağını, belgesiz çalışan tespit edildiğinde idarî para cezası uygulanacağı bildirildi.

Ceza kanununun “cinsel saldırı” başlıklı 102’inci, “çocukların cinsel istismarı” başlıklı 103’üncü, “reşit olmayanla cinsel ilişki” başlıklı 104’üncü, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” başlıklı 109., “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlıklı 188’inci, “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak veya bulundurmak” başlıklı 191’inci maddelerinin de içinde bulunduğu 81, 105,109, 179, 190, 226 ve 227’inci maddelerindeki suçlardan mahkum olmamak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenen bir kovuşturma bulunmaması gerekiyor.

Ayrıca son 5 yıl içinde ölümlü trafik kazasına karışan, alkollü olarak araç kullanan, hız kurallarını ihlal sebebiyle sürücü belgesi birden fazla geri alınan, “fuhuş” başlıklı 227’inci ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun “sarhoşluk” başlıklı 35’inci maddesine göre hakkında işlem yapılan sürücüler de sınava katılamıyor” dedi.

“Hibe desteği ile sınav ücretini geri alabilecekler”

Türkiye’de binlerce servis şoförünün bu belgeye sahip olması gerektiğini belirten Cengizhan Kutlu, iş müfettişleri tarafından yapılan denetimlerde ilgili mesleklerde belgesiz çalışan tespit edilmesi halinde meslekten MEN cezası aldığını ve bir daha servis taşımacılığı yapamayacağını söyledi. Sürücüler için zorunlu hale gelen yeterlilik belgesine ilişkin faaliyetlerin yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşları tarafından yürütüldüğünü ifade eden Başkan Kutlu, “Sınavlar hem teorik hem de uygulamalı olarak düzenlenmektedir. Sınav bedeli, Mesleki Yeterlilik Kurumunun Avrupa Birliği hibe2 programı kapsamında sınavda başarılı olanlar ücretin yüzde 100’ünü geri iade alabilecekler. Bu belgeyi alan şoförler 5 yıl geçerli olarak kullanılabilecektir. Servis taşımacılığında mesleğini yaparken bir uygunsuz halinde mesleki yeterlilik belgesini geri çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

“Yaşadığımız üzücü olayları bir daha yaşamayalım”

Ailelerin gözü kulağının bu belgede olması gerektiğini belirten Kutlu, “En yüksek donanımlı bir araç yapsanız da onu kullanan insan. Bu, şoförün o işe ehliyetini ölçen bu belgedir. Bu belge ile şoförler yurt içi ve yurt dışında mesleğini rahatlıkla icra edebilecekler. Hepimizin çocukları değerli. Aileler çocuklarını servislere teslim ederken, huzurla teslim etmek ister. Bu belge alındığında bu gibi soru işaretlerinin yaşanmasının önüne geçilecektir. Bugüne kadar birçok kaza, bir çok çocuk servislerde unutuldu. Bunların yaşanmasını istemiyoruz. Şoförün niteliğini bu belge ile kontrol etmiş oluyoruz. 3 Eylülde (bugün) yürürlüğe girecek olan yeterlilik belgesini bütün ailelerin çocuklarını verdikleri servis şoföründen görmeleri gerekmektedir ” dedi.

Servis şoförlüğü yapabilmek için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) başvuran 141 bin servis şoförü adayından 5 bin 315 adayın, alkol ve uyarıcı madde testi pozitif çıktığına dikkat çeken Kutlu, yetkililere seslenerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Okullarımız, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lütfen bu konuda hassasiyet göstersin. Çünkü bu hafife alınacak bir durum değil. Milyonlarca aileyi ve öğrenciyi yakından ilgilendirmektedir”.

Abdullah Çibir
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir